Nester Ve Madalya Ya Madalya Ya Ölüm
-
- Türkisch ausgewählt
Fr. 24.90
inkl. gesetzl. MwSt.,
-
Kostenlose Lieferung ab Fr. 30 Einkaufswert
Schweiz & Liechtenstein:
Versandkostenfrei ab Fr. 30.00
Versandkosten bis Fr. 30.00: Fr. 3.50Andere Lieferländer
Fr. 18.00 unabhängig vom Warenwert
Beschreibung
Produktdetails
Einband
Taschenbuch
Erscheinungsdatum
01.04.2025
Verlag
Ötüken NesriyatSeitenzahl
472
Maße (L/B)
12/19.5 cm
Sprache
Türkisch
EAN
9786254088094
Madalyalar takildiktan sonra ay yildizli bayrak ortadaki seref direginde yükselirken, Türkler bando esliginde Istiklal Marsini bir kez daha söylemeye basladilar Korkma sönmez bu safaklarda yüzen al sancak diye baslayan sözlere, konusmalardan anlasiliyor ki, artik yabancilar da asina olmuslardi. Bembeyaz giysiler icindeki yakisikli Italyan polisi yanindaki arkadasina söyle diyordu
Quattro volte
Evet, Korkma sönmez bu safaklarda yüzen al sancak diye baslayan sözler, sali gecesi dördüncü kez söyleniyordu; ancak buna grekoromendeki birincilikler de eklendiginde, Basilica di Massenzionun kalin tas duvarlari tam yedi kez bu sözlerle cinladi. Londrada alti altin madalya getiren büyük basari, ancak 12 yil sonra burada bir farkla asilabilmisti.
Nester ve Madalya, spor tarihimizde bugüne kadar asilamamis iki büyük basarinin, 1948 Londra ve 1960 Roma Olimpiyatlarinin romanidir. Celal Atik, Yasar Dogu, Nasuh Akar, Mersinli Ahmet gibi isimler ülkemizde zamanlar birer kahraman gibiydiler. Biz bugün kendi efsanelerimizi unutsak da, onlarin gücleri Batida da Türk gibi kuvvetli, Kara sacli kuvvet ilahlari gibi sözlerle yanki buldu; Hollywood yildizlarinin, krallarin, prenslerin, prenseslerin hayranligini kazandilar. Roma sampiyonlari sevinclerini, zaferlerini Londra kahramanlarinin omuzlarinda kutladilar. Hala asilamamis olan bu ikinci basari müthis bir gurur tablosuydu, ulusal marsimiz tarihi Basilicaanin tas duvarlarinda yedi kez cinladi.
Yillar süren titiz ve yorucu bir calismayla spor tarihimizin bu iki büyük zaferini kaleme alan Kemal Ates, kahramanlarimizin yasamlarini arastirdi, yüzlerce kisiyle konustu; Denizli, Adana, Yozgat, Samsun, Eskisehir, Antalya bölgelerini dolasarak onlarin hikayelerini dinledi, yasayan sampiyonlarla uzun görüsmeleri oldu. Arastirmayla gecen yillara, yazarin gencliginde adi gecen sampiyonlarla ayni mindere ter döktügü yillarin birikimi de eklenirse, kitabin nasil bir emek ürünü oldugunu daha dogru anlamis oluruz...
Kundinnen und Kunden meinen
Verfassen Sie die erste Bewertung zu diesem Artikel
Helfen Sie anderen Kund*innen durch Ihre Meinung